Bornoz ile oturmak

Merhaba değerli dinleyen,

Önce bunu dinle:

Ben member 1 olarak bu yazıyı yazarken Türkiye radikal kararlarının üzerinden geçiyor, babalar günü geliyor, orta doğu’da sular ısınıyor (gerçi hangi dönem soğudu ki), aynı zamanda birçok şey oluyor ama hepsini yazmaya çalışırsam bu iş çok uzun sürer ve yazı da baymaktan öteye gitmez, hatta şu anda bile sıkıldım şunu yazmaktan.

images

Neyse gel gelelim hayatımızın değirmenlerinde neler oluyor, bitiyor bir bakalım;

Bendeniz member 1 olarak milyon dolarlarımızı bir dış mihrak edasıyla Türkiye sınırları dışına çıkardım, nedenine gelince; varolan sürerlilik analizimdeki sapmaları 2010 yılından beri farketmiş olsam da, hadi yine olur düşüncesiyle kendimizden fedakarlık edip Türkiye sınırları içerisinde milyon dolarlarımızı barındırdık. Bununla beraber hiçbir zaman yeni gruplara desteğimizi de eksik etmedik, bu yüzden yeni bir girişim yapmaya karar verdik.

Üstteki satırlar baya uzun süre önce yazılmış olup hala Türkiye ve konumu ile ilgili bir bok değişmemesi çok ilginç. Neyse size bir girişim falan açıklamaya çalışacakmışım ama yok öyle bir girişim falan. Milyon dolarlarımızı yine bir yere sıvayamadık.

Ana crop_alfkonuya gelecek olursak. Bu bloğu açmamızdaki yegane sebep Türkiye şartlarında insanların boktanlıklara katlandığını, belirsizlikler üçgeninde gidip gelen ülkenin daha ne kadar belirsiz olabileceğini sorgulamaktı. Alf dizisiyle mutlu olan bizlerin tekrardan mutlu olabileceği o günler gelecek mi, hala cevap veremiyoruz. Belki uzaylı istilası falan olsa acayip şık olur, kimse de kimseye suç atamaz.

Umursamak ve umursamamak arasındaki ince çizgi banyodan çıktığınızda üzerinizdeki bornozun sizden ne kadar su emdiğiyle doğru orantılıdır. Eğer bornoz tüm suyu emiyor ve sırılsıklam bir hale gelip hamam peştemalına dönüyorsa o zaman umursuyorsunuzdur ve eğer o bornoz hala bir ayının şömine önüne atılmış postu kadar kuru ve sıcaksa umursamıyorsunuz demektir. Yani anlayacağınız bornoz bir zenginlik gbathrobeöstergesidir ve eğer düzgün bir bornozunuz yoksa Türkiye sizin için çok zor bir ülke olmaya devam edecektir.

Şimdi size buradan şifreli tarifler vermiyoruz, kriptik olarak incelemek isterseniz yazdığımız her şey gelişi güzel dizilmiş ve tamamiyle aklımızın size sunduğu dimağlar çerçevesinde gidip gelmektedir, bu yüzden bir anlam yüklüyorsanız lütfen daha az film izleyin ve lütfen daha az kitap okuyun. Biz sizleri cahil, cüheyla ve hayata katılmamış moronlar olarak görmeye daha çok alışıktık ve lütfen bu şekilde devam edin çünkü daha çok geliştikçe ne bok yediğinizi bilmiyorsunuz.

Neyse şimdi sadede gelelim ben bu bloğu niye yazdım, canım sıkıldı ondan yazdım, ülkede elektrik kesilmiş, savcının tekinin kafasına sıkılmış. Türkiye’de tepkisiz kalmamak adına hepinizin bornozlarınızı giyip, lan ne bok yapmamız lazım bizim diye düşünmeye başlamanız gereken gün olduğunu belirtmek için yazdım. Aslında bir siki de belirtmek için yazmadım bu yazı da çok yarrak kürek oldu, bir bok yapmayın ya, oturun, okey atın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir