Uzun zamandır yazılmamış blog

Her blog ekranını açtığım an bir şeyler yazıp yarıda bırakıyorum ama bugün bunu yapmamaya karar verdim, ben, ben member 1 olarak, Yaşar Usta’yı özler gibi olsam da sorun yok, özlem her şeyi çözmüyor.

Yazı başlıklarım şöyle gelişmiş şu süreçler içerisinde;

Yarakonda:

Bu yazımda sizlere iş hayatı, hep öğrenci kalmamak ve bir ton yaraktan kürekten adamlarla uğraşacağınızı dile getirecektim sanırım, ha bir de şarkı yaptık biz bununla ilgili, ama şarkı tabi yine alakasız birşey, ormanda yarak ısıran yılanla ilgili bir şarkı oldu. Neyse bunu geçelim şimdi

Diğer konu başlığı ise ilginçtir ki konser vermek ve verdirmekle alakadar. Ulan baya da yazmışım bunu nasıl özetleyeceğim bilemedim ama bakalım neler yazmışım.

Konser sayılarımız düşük, bir milyon doları toplamak zor falan demişim, yani bir nevi az konser veriyoruz bizi konsere çağırın diye ağlamışım, çünkü kalkıp gidip birilerine abi bizi konsere çıkarsanıza yağeee diye sürtünmüyoruz, yapacak zaman da yok zaten. Ha o dönemlerde bir de bilgi üniversitesi nezlinde konsere falan çıktık, yarrak gibi bir konserdi, 5 kişi izledi, tabi biz ‘bizi 1000 kişi falan izler en az’ derken böyle kompleks bir yapıyla karşılaşacağımızı düşünmemiştik, ha bizim 5 kişimiz 1000’e bedeldir falan gibi bir düşünceniz varsa etmez oda ayrı konu sevgili bilgi üniversiteli arkadaşlar, yani sayı belli, etki belli.

Videoyu şuradan izleyebilirsiniz:

http://www.paylas.com/festival/fun-for-a-fan-konseri-bilgi-mayfest-2012-114.html

Neyse genel yazmadıklarımı özetledikten sonra, ülke gidişatına, eğitim sistemine, ekonomik durumlara da ele atmayı düşünsem de kahve muhabbetlerini alt edemeyecek bir bilgisizlik içerisinde olduğumdan ötürü bunlara pek girmek istemiyorum. Ya ne olacak bu memleketin halicilere de buradan selamlar, eğer yorumlarınız varsa bizimle paylaşabilirsiniz, çok müteşekkir olurum.

Son dönemlerde neler yaptık şarkı olarak bakalım:

Yarakonda adında şarkıyı yaptık, sonra Habibim Ol adlı daha şahane islami evlilikle ilgili güzel bir şarkı daha yaptık, Oynama Kız adlı şarkımız hala yapım aşamasında bir çok versiyonu osla da ona yeni bir şeyler koyduk. Ha bunların yanında Bana her yol paris şanzelize adlı akustikli şarkı da hoş duruyor. Şimdilik bunlar böyle sevgili fanlar.

Bunun yanında Fun For A Fan erkanı olarak biz bu işleri seviyor ve mutluluktan dört köşe oluyoruz, altıgen, onikigen de olabiliriz yaş ilerledikçe durum ve haller değişebilir.

Yakın zamanda Radyo Si‘de radyo yayınları yapacaz ama bakalım her şey zaman maman meselesi.

 

salağı ve salaklığı sevmek

nabıyonuz lan KAAAAAAMİİİİİİİLLLEEEEEEEEEERRR! Hadi bi kere yaptın tam yerine rast geldi manzara koydun da bunu liselilerin, ilkokulluların ağzına palesenk yapacak kadar her yere koyunca KAMİLİNİN AMINA KOYDURTMA ARTIK demek geliyor içinden insanın.  diyceksiniz ki izleme o zaman ne izliyon kodumun liseli dizisini. izlemiyorum zaten. o zaman nerden biliyosun amk diyeceksiniz. orasını sormayın. her neyse yarrak gibi bi dizi sektörü var memlekette. (behzat ç.’yi tenzih ederim.) insanların köpek gibi çalışıp HİÇBİR ŞEY ürettiği bir sektör. hayat ve zaman kaybı olup yer işgalidir dizi sektörü, kul hakkıdır. günahtır ahirette hesaplaşılacaktır. kazançların haksız olduğunu düşünmüyorum şahsen (tabi bazı adaletsizlikler var, hem de çok var) çünkü ağır bir sektör ve dönen paralar da doğru orantılı ağırlıkta. ama tabi yine aslan payı en az çalışana düşüyor orası ayrı. diziler ülke ekonomisine can vermektedir ama bir yandan da zengini daha zengin yapmaktadır fakir de durduğu yerde saymaktadır. bu da aralarındaki uçurumu artırmaktadır. ulan iki tane dizinin oyuncusu yapımcısı çok para alıyo diye 70 milyonun arasındaki uçurum mu artacak diyeceksiniz ama öyle değil. o kadar çok oyuncu o kadar çok dizi o kadar çok yapımcı ve bu sektörün içinde çalışan o kadar çok insan  var ki, sayısını bilseniz dudağınız uçuklar. ayrıca bu sektörde kişi başına düşen yıllık geliri duysaydınız çoğunuz evi arabayı satar recep bülbülses’in zeki mürenin kapısında yatıp, kamera gördüğü her yerde şarkı söylemeye başladığı gibi, bütün yapımcıların, bütün yönetmenlerin, bütün oyuncuların, bütün setlerin ışıkçılarından çaycılarına kadar herkesin yarrağını yalamaya hazır ve nazır olurdunuz. menber ∞ eğlence sektörü mühendisleriyle görüşüp topladığı bilgiler ışığında sizleri bu konuda da bilgi sahibesi yapmaktan iftihar eder. KAHBESİN DÜNYA…

yettiyseniz yettiniz.

yıl olmuş 2012 hala sanat icra ettiğini bunun kendisine bir ayrıcalık kazandırdığını düşünen insanlar var. sizin amınıza koyayım. sanatınızın da öyle. biz sahnede hıyar dağıttığımız için bize kapçık ağzını yamultarak “çok marjinal hereketler bunlar gençler yeaaaaa…” diye bizi küçümseyen en küçük elemanımızdan nerdeyse on yaş küçük (bize gençler dediği için belirttim.), küçük orospuların hepsi tumbulurlarda instagram mıdır “instead am” mıdır ne boksa oralarda ayfonlarıyla çektikleri yarraktan hallice fotoğrafları otomatik “şoplama” tekniğiyle “sanatlı” hale getirip zeka geriliği çekercesine anlamlar yükleyip altına hüzünlü, öfkeli, mutlu, şiyirsel şeyler yazıp utanmadan ben çektim ben yazdım diye sergiliyorlar ya… sizin yaşadığınız hayata attırıvereyim. pıt diye. bugün sanat dediğiniz soytarılığın yavşaklığını bundan 15 sene 20 sene evel (temsili zamandır. hemen atlamayın 15-20 sene önce çağdaş sanat tabii ki de vardı diye. geçmişi belirtiyorum) yapmaya kalkmamış olmalarının sebebi,  sizin o zaman yaşayan insanlardan daha zeki, daha özgün, daha cesur, daha özgür ve daha yetenekli olduğunuzdan değildir. bunu bilin. o zaman bu hıyarlıkları yapanın götüne cop sokuyolardı çünkü. bu yüzden kimsenin götü yemiyordu. bugün yine götünüze cop soksalar yine mum gibi olursunuz. zihniyetiniz azıcık delikanlı olsa zaten seneler önce bugünkü modanız demode olurdu. sanatmış. biz sanatçıyız diye götünüzü yırtıyorsuuz ama marjinallik adına, ilginçlik adına icra ettiğiniz “sanat”a sanat adını bile takmıyorsunuz. artık sanat yerine kullandıkları kelime iş veya sanat işi(artwork). amına koyim yaptığı da iş olsa. ekmeğin içini oyar, koyar der ki bu sanat işi. BOK SANAT İŞİ. O HAYVAN İŞİ! ekmeğin içine sür nutellayı ye, götün kocaman olsun, sonra kabuğunu koy oraya sanat diye. şimdi diyeceksiniz ki “zaten sanat işi olmasının sebebi bu; o söylediğin hayvanlığın temsil ettiği adaletsiz ve aşırı tüketimin insanlıktan alıp götürdüklerine dikkat çekmek için yapılmış bir İŞ o, nitekim de şu söylediğinden anlaşıldığı üzere çekmeyi başarmış…”ben söyleyeyim o sanat amelesinin çekmeyi başardığı tek şey otuzbirdir bugüne kadar. ben gerizekalıyım çünkü, onun ne düşünülerek yapıldığını veya o sizin sikko dünyanızda neyi ifade ettiğini bilmiyorum. ŞEKİLSİNİZ YA HAMINA … madem o kadar özgür ruhsunuz, o kadar adaletsizlikten, ayrımcılıktan şikayetçisiniz, o zaman gidin bi taneniz yaptığınız İŞİ düzenleyecek ve sizin götünüzü keyfe serdirecek olan o yavşak küratöre bi hıyar versin “al ye” desin bakalım. o küratör o hıyarı nerenize sokuyo. amın evlatları cin oldunuz da adam mı çarpıyonuz sikerim belanızı.

Durmak

Evet, bu durmakla ilgili ikinci yazım ve şu an itibariyle gayet durur haldeyim. Çevremde gelişen olayları da pek bir şeyime takıyor olamam her halde. Bazen düşünüyorum, bu sabah rafadan yumurta ziyafeti  olacak diye başlayıp sonra da o yumurtayı ocakta unutmak ne vahimdir diye. Evet, Fun For A Fan seviciler ne kadar bir milyon dolar alsak da sabah kahvaltımızı kendimiz hazırlıyoruz o kadar elden ayaktan düşmedik.

Bunun yanında yakın zamanda olacak bir konserimiz vardı blogda yazmasak da iptal oldu, o güzide üniversitenin güzide organizasyonuna misillemeleri sonucu bunlar olmuş. Neyse önümüzdeki maçlara bakacağız dedik zaten. Konser bizim için gayet nahoş bir durum, biz ki konsere çıktığımız zaman önümüzde bir kuru gürültü bekliyorken öylesine yerlere çıkamayız, çıkmayız. Konser düzenleyecekseniz ve bizi çağıracaksanız aklınızda bulunsun, taleplerimizin başında bir milyon doları denkleştirmeniz geliyor sonrasında grupiler tabii ve sonra dağıtacağımız otel odamız, belki biz o otel odasından adeta bir rock star havasında televizyon atmak istiyoruz , olamaz mı yani?

Neyse konser demişken ekşifest için bir oylama söz konusuymuş, geçen sene ekşifest’in biz için bir milyon dolar denkleştiremediği dedikodularını ve bizim yerimize MFÖ’yü çıkardığı tartışıla dursun, oyları bize verin, Duman’a mı verecektiniz oy, verdiyseniz de bir daha düşünün derim. Fun For A Fan hakikattir gerisi duman. Ha aranızda  madem bu kadar talep var bir milyon dolar veremediler de şimdi neden oylatıyorsunuz gider isterseniz çıkarsınız diyenler varsa, biz demokrasiye inanıyoruz, en faşist tarafından, o yüzden oylamalar önemli bizim için. http://www.facebook.com/questions/309566095740663/

 

Hayat bazen garip haller alabiliyor sevgili fanlar, bizler hepinizin içinden gelip gönülleriniz fetihlerle şenlendirmeye çalışmıyoruz. Neden diye soracak olursanız, ona da pek bir cevabımız yok. Kaldı ki biz de bir deli zekilik falan arıyorsanız, o da yok. Yani zekilik denince aklımıza uzaylı zekiye falan geliyor, ne zekiliği amına koyayım ve ne delisi. Deli diye eskiden mahalledeki direksiyonlu Ahmet abiye deli diyorduk, hani bu adam çok zekiydi ama  işten atılınca kafayı sıyırdı falan derlerdi, işte biz o değiliz, olmadık da, olamadık da.

Süper fanlarımız arasında profesyonel hayata atılmış olanlar var biliyoruz, lütfen öğrenci ve ergen fanlarımız bizi üniversitenizde ya da lisenizde paylaşmayın, hatta dinlemeyin, durun, profesyonel hayata atılmış olanlar ise bizi bazen paylaşın, en çok da kendinize saklayın ve siz de durabilirsiniz, işten çıkın falan.

Yeni şarkı adlarımız gelecek stüdyo için:

  • İşimi sikeyim
  • Fason Locası
  • Kun ku
  • Ne yaptım ben elenor
  • mericeyn

 

Genel internet bağlanma sorunu

Evet 2012 başlarındayız ve hala kablosuz ağlarda bağlantı sorunu çekebiliyoruz, bir de bunu iş yerinde yaşayınca iş daha da güzel oluyor. Grup bugün süper ötesi zindanlarda stüdyoya girecek.

Bugün değinmek istediğim konulardan biri osmanlı padişahı kokusu satılır ilanları ve bilimum farklı dingillik. Merak ettiğim şey kimler bu parfümleri kullanıyor ve eğer kullanan varsa kendini padişah gibi mi hissediyor, nedir yani olayı bunun, hani haremlik olaylar çevirilebiliyorsa biz de üstümüze sıkarız iki fış fış. Neyse bunun ötesinde geçende ismi lazım olmayan bir markete gittim, orada bir hanım kızımızın (muhtemelen öğrenci kendisi ) kasiyerle geçen bir diyaloğuna kulak misafiri oldum. Kızın üzüldüğü şey muhtelif bir markanın sütünün o markette olmamasıydı, diyalog şöyle:

Kız : Bilmem ne sütünden kalmadı mı?

Kasiyer : Yok o kalmadı.

Kız : Kalmadı mı, hadi ya, çok üzüldüm şimdi.

Yahu ulan süt süttür işte, altın inekten sağmıyorlar ya bunu, git al başka süt, neye üzülüyorsun, neden böyle dandik bir konuyu üzülmek için hayatının merkezine koyuyorsun dingil karı demek içimden gelse de, beyfendiliğimi bozmadım, mandalinalarımı ve ekmeğimi aldım çıktım. Evet müzik konusuna gelince, bizler fun for a fan olarak son günlerde konser hazırlığı yapıyoruz, muhtemel 20 ocak tarihinde, muhtelif bir üniversitede sahne alacağız baş harfi mimar sinan üniversitesi, şarkıları artık ezberler misiniz, amuda mı kalkarsanız bilmeyiz ama tüm fanlarımız orada olsa iyi olur.

Bunlara ek olarak eğer sarıyer beşiktaş minübüs hattında deli bir teyze görürseniz kendisine bizden selam söyleyin, yol boyunca bağıra bağıra kafamı siktiği için teşekkür ederim.

Çakma

Kadim gerizekalılar

Yeni yılın ilk gününde sabah müziğimi dinlerken en karşılaşmak istemediğim şey birbirine çok benzer müzikleri farklı gruplardan duymak, işte bu sabah bununla karşılaştım. Bu sefer bir ecnebi  grubu olan  The Young Offenders bizim şahane Kim Bunlar adlı grubumuzdan Döverim adlı parçayı çakmış. Çakma müzik biz tarafından yapılınca ne kadar olay olsa da ecnebi tarafı uzun bir süre keşfedilemediğinden pirim yapıyor.

Neyse yeni yıl geldi, yepyeni dileklerle herkes bir şeylere başladı ama bu yıl da diğer yıllardan farklı olmayacak sevgili fanlar. Nedenleri ise gayet açık, teknoloji bir sonraki seneye göre daha da gelişecek, internetten sıkılmaya başlayacaksınız ve bu internet sizin seks bağımlılığınızı artık durdurumaz hale gelecek ve büyük orciler sizleri bekliyor olacak yani bu yıl herkes bol bol seks yapacak, hatta diğer yıllara nazaran daha über durumlar bile söz konusu olabilir.

Şimdi soruyorlar 2012’de kıyamet gelecek mi, dünya yok olacak mı, götümüzde marduk patlayacak mı gibisinden sorular. Cevabımız, hayır. Bunlar olmayacak ama 2012’de size garanti edebileceğimiz şey Fun For A Fan dünyaya mükemmel bir hediye verecek ve tüm seyirleri değiştirecek. Belki de vermeyeceğiz ama şimdiden böyle bir şeyin teminatını vermek hoş hissettiriyor, belki 2023 beklemeden albüm çıkarırız, ne dersiniz?

Neyse Döverim’i ve The New Hardcore adlı şarkıları kıyaslayın diye aşağıya yutub bağlantısı ve mp3 bağlantıları koyuyorum, iyi yıllar.

http://grooveshark.com/s/The+New+Hardcore/4kJeDT?src=5

5. Yıl

Merhaba sevgili FFAF seviciler,

 

bunu sadece ilginçlik olsun diye koyduk

Bugün Fun For A Fan’ın kurulum yıl dönümüdür, nasıl başladık ne ettik ne yaptık gibi detaylarla canınızı sıkmayacağız, özetle şunlar oldu, member 1 ve member 3 grubu kurdular, sonradan Amerika’dan member 2 geldi o da gruba dahil oldu, sonra member 2 ile yollar ayrıldı, sonra member 4 geldi ve onla da yollar ayrıldı member 5 geldi onla da yollar ayrıldı, evet buraya kadar über yol ayrımına gitme eğilimlerimiz devam etti, sonra member 6 geldi, gerçi member 6 member 5 den önce grup çalışmalarına geliyordu, sonra member 5 gidince onun yerine gelecek member 7 geldi, iyi de geldi ve en son katılımcı olarak da member 8 gruba iştirak etti, kronolojik olarak da 2006’nın şu gününde başlayıp gelişen olaylar 2007, 2009 ve 2011 şeklinde sıralayın işte nasıl sıralarsanız.

İlk kayıtları cep telefonuyla yapıyorduk, sonra laptopu ortaya koyduk, sonrası da işte bilinen kayıt aldık mikrofonla,mikserle,kepçeyle ey sevgili düstursuzlar. Grup beşinci yılında ve en şahane formunda, herkes taş gibi ve mükemmel. Hepimiz adonis kaslı, ilah gibi adamlarız ve bir bin yıl daha bu böyle devam edecek, diğer bin yıldan henüz sorumlu tutulmadık.

Nostalji yaşamak isteyenler bazı eski kayıtlarımızdan  aşağıdan indirebilirsiniz, kulağınıza sağlık:

Eğlenme dediğimizde

Merhabalar sevgili FFAF seviciler,

Bu satırları yazarken çoğunuzun ağına düştüğü hastalığın pençelerindeyim, yani gribim, zaten işe de gidemedim, bu yüzden de muzdaribim. Evet milyon dolarlarımızı değerlendirmek için holding kurduk, holding ofisinde paralarla uçak yapıp eğleniyorum, bu günlük bu eğlencemden oldum.

Neyse ana konumuz bu değil, şimdi merak konum, fasıla gidip eğlenenler, dans etmeye gidip eğlenenler ve konsere gidip eğlenenler üzerine. Evet hayatım boyunca anlayamadığım şey fasıla gidip eğlenen güruh olmuştur. Tamam kabul ediyorum, sıfırın altında bir fasıl kültürü algım var ve evet biliyorum bir yandan müzik çalarken rakımı yudumlayıp hoş sohbetler etmeyi ben de severim ama ve lakin bir sürü insanın eller havaya, hoba, hübe, allaaah hallerini bu ortamlarda hiç anlamadım, anlayamadım. Şimdi diyeceksiniz “siz de konserlerde eller havaya yaptırmıyor musunuz, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”. Evet yaptırıyoruz, size ne! Ben burada sadece fasılda eğlenenlere çomak sokmaya çalışıyorum belki, belki de fasıla gidip zerre zevk alamamak beni içten içe hüzünlendiriyordur, olamaz mı? Neyse, şu hasta olduğum saatlerde aklıma gelen şeyler bunlar. Ha, dans etmeye gidip eğlenmek ve konsere gidip eğlenmek olaylarına gelince, aslında hepsi aynı kategoride, eğlenmek eğlenmektir, insana karışmak, yeni şeyler keşfetmektir, heyecanlanmaktır vesaire vesaire.

Bu arada The Free Licks’in konserine gittik, muazzamlardı, yakın süre içerisinde bizler de balcony tv‘nin sunacağı şahane akustikli konserlere imza atıyor olacağız, takipte kalın dırrolar, hepinize bol şifalı günler diliyorum.

Düsturu bozukluk nedir.

Merhaba sevgili fanlar,

Uzun zamandır bu bloğa yazamadım, sebeplerini merak ediyorsanız etmeyin, çok önemli değil, hayat mayat olayları işte. FFAF son günlerde Şangay’da milyon dolarlık anlaşmasını tamamladıktan sonra stüdyoya girdi, evet çok hararetli bir albüm çalışması yapıyoruz, muhtemel albümü 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılında çıkarırız bu gidişle. Anlaşma imzaladığımız şirkette “Guns N’ Roses neyse siz de öylesiniz bu yüzden istediğiniz kadar bekleyebilirsiniz” dediler, biz de “tabii ki bekleyeceğiz” dedik. Bekleyeceğiz çünkü tembeliz.

gumba_gumba.rar

Bu arada yakın zamanda tüm şarkılara ait bir gumba_gumba.rar dosyasını sitemize yükledik yaklaşık 540 mb kendisi, içerisinde 86 adet şarkımız bulunmakta, hepsi de farklı şarkılar, yani bu 8 albüm eder ama ve lakin bu şarkıları sadece birkaç kişiye sunduk, bu kişiler Şangay’daki plak şirketi ortakları.

Evet sevgili FFAF sevicileri, bugün yazacağım konu düsturu bozuk olmak. Gün geçmiyor ki çevrenizde insanlar etiketlene dursun. Biz bunu çok yaşadık, yaşıyoruz da, müziğimiz garip bazen alışılmışın dışında gibi gözükmekte ama değil, en azından yerdeki çiçeği, böceği sevdiğimizle özdeşleştirmedik. Bizce bu daha alışılmışın dışı, yapanlara da helal olsun. Yapılan müzikler bir yana dursun bizi düşündüren şey biraz düsturlu olmak, biraz da samimi durmak. Sevmediğimiz adamı sevmedik, sevmemeye de devam edeceğiz. Şu müziği yaparken peşinizden sürüklediğiniz güruh keşke bir kültür bırakabiliyor olsa. Doksanların başından beri gelen arariste kalma huyumuz, müzik sektöründe de devam ediyor. Bazen bu arariste kalma konusunda sorular artıyor ve sorular arttıkça durumu da  sevmiyoruz. Ulan işte bu araristeki düstursuz kültür karmaşası da çekmiş yün kazak gibi üstümüze uymuyor ve hangi tarafa çekeceğimizi bilmeden uğraşıyoruz. Ortalarda dolaşan bir ton sütübozuk dalyaren gibi olacağınıza, İbrahim Erkal dinlemenizi, Azer Bülbül dinlemenizi öneriyoruz, ha bize sorarsanız ben member 1 olarak dinlemiyorum bunları, neden dinleyeyim, ben siz miyim? Sadece size iş olsun diye söylüyorum. Neyse alt paragrafta güzel bilgiler veriyor olacağım.

Birkaç grup söyleyeceğim dinlemeniz gereken, The Free Licks, kendileri bizim gibi hasbi geçen insanlar ve yaptıkları şey de gayet mükemmel, her zaman takip edilebilesi ve bu bahsettiğimiz kültürde iz bırakabilecek şahane kişiler. Bunun yanında 28 Aralık günü  K.I.S.A.L.T.M.A. adlı grup Peyote adlı yerde çıkacakmış, gitmeniz dileğiyle, canlıda bir görün bakalım nasıllar. Bunun yanında biz 24 Aralıkta Balcony Tv‘de çıkabiliriz de çıkmayabiliriz de, kayıt alacaklar falan ama biliyorsunuz bizler dünyanın en şahane insanları olduğumuz için programımız dolu ve belirsizliklerle dolu, ama Balcony Tv‘yi severiz,sayarız, vesaire, onları izleyin ve çıkan yeni şahane grupları da takip edin.

member ∞ olarak funforafan’in ayfon’la ilişkilerini irdeleyeceğim.

merhana dostlar. nasılız bakam? ben iyiyim allah’a şükür. çalışıyorum falan. neyse girizgahı fazla uzatmadan sadede geleyim. efendim hiç düşündünüz mü bilmiyorum ama ben bugün şunu farkettim. hayatta karşılaştığım her duruma cuk oturan en az bir tane ‘fun for a fan’ şarkısı var. bu durum çok ender rastlanan bir durum bile olabilir. ama fun for a fan asla detay atlamaz. fıfaf biraz tanındığı ve kullanıldığı zaman tıpkı ayfon gibi, otobüsler gibi hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmemesi işten bile değil. bakın çok net konuşuyorum. biri birine meyhanede hesap mı takmış? cart diye gir ordan hot hurşit’i söyle, +1 rap al. mesela nurten adında çirkin bi kızla mı tanıştın? hooop gir abicim saçmalama nurten’i, en azından ortamda iyi izlenim bırak. ve bunun gibi daha bir sürü durum mevcut. kana bi karıştık mı o dakkadan sonra kıralınızı sikeriz. hadi bana eyvallah. işten geldim uyku akıyo gözümden. yazamıyorum bile… kafamı toparlayamıyorum. ama ffaf gerçekten dünyanın en iyi grubu. hepinisz kucak dolusu sevgiler.